AŞK HİÇ DEĞİLDİR

Peşin peşin söyleyeyim, aşk sakızdan çıkan fal değildir ama kıvamını kaçırınca sakıza dönebilir.

Aşk, annenizin ideal gelini- damadı hiç değildir.

Arkadaşlarınızın en sevdiği adam ya da kadın da değildir.

Aşk, göz göre göre delirmektir.

Aşk, mantığın evden gitme halidir, senin de evlere sığmama halindir.

Aşk, gecedir.

Aşk insana “Ben böyle değildim, sonradan oldum” dedirten şeydir.

Aşk, “Hayatımda hiç böyle… yapmadım” cümlesini sık sık kurmanıza sebep olan illettir.

AŞK UTANMAMAKTIR

Aşk, öyle filmlerdeki gibi güzel, tatlı, pembe bir şey değildir.

Aşk, insanın kendi kendine eziyet çektirmesidir.

Aşk, yanında olmasa onun kokusunu burnunda hissetmektir.

Aşk, kulağından gitmeyen o sestir.

Aşk, yıllar geçse de üzerinden onun adını duyunca midenin büzüşmesidir.

Aşk, yemek yiyememek, iştahtan kesilmektir.

Aşk, utanmamaktır.

Aşk, utanmadan herkesin içinde ağlayabilmektir.

Aşk, fabrika ayarlarınızın değişmesidir.

Aşk, defoludur yine de çok pahalıdır.

Aşk, cebinde beş kuruş olmadan dünya turuna çıkmak misalidir.

Aşk, ruhunuzun arabeskleşmesidir.

Aşk, yalancılıktır. Onu korumak için gözünüzü kırpmadan ona buna yalan söyleyebilmektir.

Aşk, ondan ayrı kalınca teninizin acımasıdır. Sanki dört bir yanınıza iğne batırılıyormuş gibi perişan olmaktır.

Aşk, gerçeği asla görmemektir. Gerçeği söyleyenlerden de nefret etmektir.

Aşk, şarkı yazmaktır.

Aşk, bütün şarkıları ona yazmaktır.

Aşk, bütün şarkıları ona söylemektir.

İLİŞKİ DEĞİL ÇELİŞKİDİR

Aşk, sırf o seviyor diye türünün dışında müzikleri dinlemektir.

Aşk, o yanında olmadan uyuyamamaktır.

Aşkın kendisi ise uyanamamaktır… Hatta hiçbir şeye uyanamamaktır.

Aşk, ipleri kaptırmaktır.

Aşk, onun bardağından içmektir (ben, başkasının bardağından içemem de).

Aşk, hep onun tarafında olmaktır.

Aşk, seni gözyaşlarına boğduğunda bile bir bahane tutturup yine onun tarafında olmaktır.

Aşk, ilişki değil baba gibi bir çelişkidir.

Aşk, yanlışın, yasağın, günahın en lezzetli halidir.

Aşk, “Allah belanı versin” derken bunun gerçekten olmasını istemektir.

Aşk, romantik, cici bici, rüyaları süsleyen bir zırıltı değil, sonradan kafana dank eden bir kabustur kabus!

AŞK DÖNEK DEĞİLDİR

Aşk, onsuz nefes alamamaktır.

Aşk, kendi kusurlarını fazlasıyla görmektir.

Aşk, onun kusurlarını fazlasıyla görmemektir.

Aşk, dönek değildir.

Aşkın nereye koştuğu, hangi durakta ineceği hiç belli değildir.

Aşk, salaklıktır, ‘neresi açık adresin, neresi yören’ naralarıyla dolanmaktır.

Aşk, size gerçek arkadaşlarınızı tanıtır.

Gerçek arkadaş dediğin dengesi bozulmuş aşığın 24 saat yanında olur çünkü.

Aşk, şuursuzluktur ama güzeldir haaa.

Aşk, gururu rafa kaldırmaktır.

Aşk, ellerinde çiçekler kapısında sırılsıklam beklemektir.

Aşk, hayaldir.

Aşk, hep aynı şeyleri yapıp sıkılmamaktır.

Aşk, takılıp kalmaktır.

Aşk, düzenini bozmaktır. Bozarken de gocunmamaktır, sonra kafanı duvardan duvara bulmaktır.

Aşk, kalbine yaptığın görülmeyen bir dövmedir. Nereye gidersen git, ömrünün sonuna kadar seninle gelir.

Aşkın ömrü üç yıl falan değildir. O, olsa olsa ilişkinin ömrü olabilir.

Aşk, ayrıldığın zaman fark edilir.

Aşk, zeka seviyesinin düşmesidir.

Aşk, yemek yapmaktır.

OTOBÜSÜ BEKLEMEKTİR

Aşk, dedektif olmaktır.

Aşk, falcılara abone olmaktır.

Aşk, kusmaktır.

Aşk, doktorunuza danışmadan aldığınız bir ilaçtır.

Aşk, dibine kadar saçmalamaktır.

Aşk, onu merak etmektir, aramadan, haber almadan duramamaktır.

Aşk, ne yazık ki gelmeyen otobüsü beklemektir.

Aşk, kendini kandırmaktır.

Aşk, ‘Yakarım Roma’yı da yakarım’ durumudur.

Aşk, neye niyet neye kısmet ama ille de İsmet’tir.

Aşk, sana ne yapmış olursa olsun hâlâ onun dönmesini istemektir.

Aşk sevişmektir, karanlığın kucağında içinde yaşamak istediğin bedene yaslanmaktır. O beden ki koca bir çınardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir