Saat gece 03:30 .. Soğuk.. İliklerime kadar soğuğu hissettiğim an. Bir sokak lambasının altında avare halde yazılan özel yazılar..

Mürekkep kağıda ulaştığı an dökülen göz yaşları vardır. Plağın cızırtısı eşliğinde yükselen sesle dökülen göz yaşları vardır. İstiklal’ in bedenen kalabalık, ruhen tenha yolunda yürürken dökülen göz yaşları vardır. Toplu taşıma araçlarında, yağmurun altında, geçilen yollarda, vedalarda, geceleri yorganın altında, sokağın ortasında bir kaldırımda dizlerin yerde dökülen göz yaşları vardır. Geçmeyen anlar, geçmeyen acılar, geçmeyen yaralar vardır. – zannediyoruz –

Güçleniyoruz arkadaşlar. Hiç birimiz farkında olmadan güçleniyoruz. Ve o gücü bize sızılarımız veriyor. Bazı anlar oluyor, kaldırıyoruz kafamızı ve diyoruz ki “ bu darbeyi bir daha alsam eskisi gibi acıtmaz artık.” Öyle çünkü acılar eskisi gibi kalmıyor. Siz isteseniz de istemeseniz de güçleniyorsunuz. Vücut mekanizmanızı düşünün; grip oldunuz, bir süre bayağı bitik duruma geldiniz ama toparladınız. Ve iyileştikten sonra vücudunuz artık o mikroba karşı direnç sağladı. İşte yaşadıklarımız da bunun gibi. Ruhunuz artık acı eşiğini yükseltiyor kısaca güçleniyorsunuz. Ne demiş Yıldız Tilbe , gün gelir acılar ezberlenir iyileşir zamanla yaran. Yaralarınızı kanatmayan ve iyileştiren insanlarla bir ömür dilerim. Sizler her zaman güçlüsünüz bunu unutmayın. Kendinize ve göz yaşlarınıza iyi bakın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir