Umut etmek beyaz bir gül kadar saf ve temizdir. Umudu beyaz gül olanlar için…

Umut.. Çoğumuzun bel bağladığı en güzel ama aynı zaman da en acı veren eylemi. Bu hayatta başımıza ne gelirse gelsin bir şeylerden destek alarak devam etmeye çalışırız çünkü mecburuz. Ve genelde bu destek umut etmek üzerine olur. Umut etmek bir nevi uyuşturmak bedeni. Neden mi? Nedeni mi var, düşünsenize bu hayatta bir şeyi çok istiyorsunuz, bekliyorsunuz ama olmayacağını da aynı zaman da biliyorsunuz ve bildiğiniz halde umut etmeye devam ediyorsunuz işte bu bedene anestezi vermektir. Gerçi ne demiş birileri “ eğer nefes almaya devam ediyorsan hala bir umut var demektir.” Ah o birileri, sizler var olmaya devam ettikçe bu dünya umut etmeye devam edecek.
Bizler umutsuzlukta umut aradık, durduk, bekledik, düşündük, ağladık ama ama umudu aradık , umudu bulabildik mi bilemem ama acıyı bulduk göz yaşını bulduk yalnızlığı bulduk ama en önemlisi güçlü olmayı bulduk, her şeye rağmen o yolda devam etmek bakın bu yaşamın en saf hali. Sizde bulun arkadaşlar ne olursa olsun pes etmeden güçlü olmayı bulun..
En sevdiğim bir filmin çok güzel bir repliği var :
“ Umut adını verdiğim çocuğun, 2 yaşında lösemiden ölünce, çorbanın sıcaklığı pek de umurunda olamayabiliyor insanın” diye. Evet, bazılarımız için umut noktası tam olarak bu ve benim içinde. Ama yine de umut etmek sizi bu hayatta tutacak belkide tek şeydir. Umarım umutlarınızı yaşadığınız bir hayat geçirirsiniz. Güzel umutlarla mutlu kalmanız dileğimle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir